Turkish Arabic Chinese (Simplified) English French German Greek Hindi Italian Japanese Persian Portuguese Russian Spanish

Arama

Kimler Sitede

We have 2 guests online

Anketler

Firmanızda en çok hangisine ihtiyaç var?
 

Kurumsallaşma Hakkında...

E-mail Print PDF
There are no translations available.

                                                                                                                                   Sosyo-ekonomik yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen Aile Şirketleri ile ilgili yapılan araştırmalar dünyadaki şirketlerin %80´inin aile şirketi olduğu yönünde. Sadece küçük şirketler değil, dünyanın en büyük 500 şirketinin yarıya yakını aile şirketi.
 
ABD´de 18 milyondan fazla şirket var ve bunların % 90´i aile şirketidir.
En Büyük 100 şirketin İtalya´da 43´u Fransa´da 26´si Almanya´da ise 17´si aile şirketi. Tüm şirketler içinde aile şirketlerinin oranı ise İtalya´da % 99´u, Almanya´da % 80´i Türkiye´de ise % 92 si aile şirketi.

Aile/Patron Şirketi Nedir?
Aile şirketleri akrabalık bağı olan bireylerin mal ya da hizmet üretmek için bir araya gelerek kurdukları kar amaçlı sosyal örgütlerdir.

Patron şirket ise tek kişinin sahip olduğu ve ailesinden kimsenin çalışmadığı şirketlerdir.

Özellikle küçük aile şirketleri merkezci model adı verilen bir yönetim sistemi ile yönetiliyorlar.

Yaptığı bir ürünü satmayı deneyen ve başaran bir girişimci, oğlunu üretim aşamasında yanına yardımcı olmaya, kardeşini muhasebesini tutmaya, yeğenini veya başka bir akrabasını pazarlama işlerini yapmaya yöneltmişse ve böylece bir şirket oluşturmuş ve bunu yönetiyorsa o, aile şirketinin tipik bir girişimcisidir. Günümüzde sıkça rastlanan aile şirketlerinin çoğu bu şekilde oluşmuştur.
Read more...
 

Yalın Üretim

E-mail Print PDF
There are no translations available.

Kâr Artışı Sağlamak İçin Yalın Düşünce

 


Bulunduğunuz iş bugün kâr azalışı ile karşılaşıyor mu? Pazarınız yalnızca düşük fiyatla ilgilenen müşteriler tarafındanmı kontrol ediliyor? Sizin alanınız nihai tüketici ile ilgili değilse bile, araştırma ve ürün geliştirme için veya fiyat belirlemede daha esnek olmak için ekstra fonlara ihtiyacınız var mı?
    Kâr seviyesi = Satış Fiyatı – Maliyet

Eşitliğini kullandığınızda gördüğünüz gibi yukarıdaki soruları çözümlemenin en iyi yolu üretim maliyetlerini azaltmaktır.

Bu makale Yalın üretim sistemine geçerek üretim maliyetlerini azaltmanın yollarını tartışmaktadır.ayrıca makale yalın sisteme geçiş için bir örnek ve işletmenizde yalın sistemi kurmak için izlemeniz gereken bir rehber sunmaktadır.

Read more...  

CRM ve Türkiye

E-mail Print PDF
There are no translations available.

CRM: Müşteriye Dair Her Şey
Müşteri ilişkileri yönetimi ya da çok popüler kısaltması ile CRM, son birkaç yılda, her ölçekten şirketin stratejik ajandasında yer alan bir yatırım. Üzerine binlerce rapor yazılan, milyarlarca dolar yatırım yapılan ve hala gelişmeyi sürdüren bu alan acaba iş dünyası için neler vaat ediyor?
Öncelikle CRM pazarının son yıllarda nasıl bir gelişme sürecinde olduğuna bakıldığında karşımıza iş dünyasının yaşadığı büyük değişim çıkıyor. Dünyada, hemen hemen tüm pazarlarda rekabetin arttığı, ürünlerin pazara girme sürelerinin kısaldığı ve marjların düştüğü bir ortamda müşteriye daha etkin ulaşmak, müşterinin isteklerini anlayarak ürün ve hizmetleri bu yönde şekillendirmek büyük önem taşıyor. Tüm bu ihtiyaçlar çerçevesinde CRM pazarı hızla gelişmeyi sürdürüyor.
Dünyaca ünlü araştırma şirketlerinin rakamları da bu büyümeyi net biçimde ortaya koyuyor. Aberdeen Reseach’e göre dünyada CRM yazılımları ve hizmetleri pazarı 2003 yılında 23 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Bu konuda biraz daha iddialı bir rakam ortaya koyan IDC ise 2005 yılı sonunda CRM yazılımları ve hizmetleri alanında elde edilecek gelirlerin tüm dünyada 162 milyar dolara çıkacağını öngörüyor.
Önce Müşteri…
CRM’in C’si yani müşteri (customer) kavramının son yıllarda yaşadığı değişim gerçekten inanılmaz boyutlara ulaştı. Tarihsel süreç açısından bakıldığında 1950’li yılların “Ne bulursam onu alırım” yaklaşımıyla geçtiğini görürüz. Arz ekonomisinin ön planda olduğu bu dönemlerde pazarda yer alan ürün ve hizmetlerin çeşitliliğindeki sınırlamalar, tüketici tercihlerinin geri plana atılmasına zemin hazırlıyordu. Ardından 1970’li yıllar geldi ve ürün ve hizmet çeşitliliği artmaya başladı. Bu noktada müşterilerin genel eğilimi “Neyi alabilirsem onu alayım” biçiminde değişti. 1990’larla birlikte artık “ne istersem onu alırım” dönemi başladı. bu yeni döneme gelinmesinde birkaç temel nokta büyük rol oynadı.
Read more...